Ankara'lı ressam Cevdet Batur ilk öğrenimine Ankara'da başladı. Resimle ilk tanışmasını Usta Ressam Eşref Üren'le Kurtuluş Ortaokulu'nda iken yaptı. Usta Üren, onu Halk Evleri'nde kendi ders verdiği resim kurslarına ve eşsiz doğaya götürür, birlikte resim yaparlardı.

Batur, 1947 yılında Türkiye çapında yapılan bir sınavla, İstanbul Eğitim Enstitüsü'ne bağlı 'Resim-Müzik Semineri'ne seçildi. Ancak seminerin kapanması ile öğrenimini Bolu'da açılan Öğretmen Okulu'nda sürdüren Cevdet Batur, 1950 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'ne girdi. Burada Refik Epikman, Malik Aksel, Ferit Apa gibi kıymetli resim öğretmenlerinin atölyelerinde çalıştı.

1953'te mezun olan Batur, Dicle İlköğretmen Okulu'na atandıktan kısa bir süre sonra askere çağrıldı. Askerliğini Yedek Subay olarak Kore'de 5.dönem Türk Tugayı'nda yaptı.

1960 yılında Devlet Tiyatroları'nın açtığı 'Sahne Ressamlığı'sınavını kazanana kadar Ankara'daki pek çok ortaokul ve liselerde Resim ve Sanat Tarihi öğretmenliği yaptı.

Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi'nde 1960 yılından 1995 yılında emekli olana kadar pek çok dekor ve kostüm yapıtına imzasını attı ve olumlu eleştriler aldı. Palyaço, Yarasa, La Boheme, Madam Butterfly, Carmen, Sihirli Flüt, Figaro'nun Düğünü, İl Travatore, Rigoletto, Aida ve Tosca ( son iki gösteri Aspendos Festivali'nde) vs. opera eseri olarak, Kuğu Gölü, Esmeralda, Don Kişot ise bale eseri olarak ilk akla gelenler.

4 kere Almanya Köln'de, 1 kere İngiltere Norwich, 1 kere de USA New York olmak üzere Yurtiçi Sergileri de dahil toplam 60 civarında sergi açtı.

Batur, bu uzun çalışma yılları içinde İtalya, Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD'ye inceleme gezileri yaptı, çeşitli müze ve opera binalarını ziyaret etti.

1995 yılında 50.Sanat Yılı dolayısıyla Kültür Eski Bakanı Timurçin Savaş tarafından ödüllendirilen,Ressam Cevdet Batur'un pekçok yabancı ve yerli kolleksiyonlarda ve müzelerde eserleri yeralmaktadır. Eserleri başta Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde 'Ankara'lı Seğmenlerin Atatürk'ü Karşılama Tablosu' olmak üzere, Resim Heykel Müzesi, Kültür Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi ve ayrıca İş Bankası, Ziraat Bankası, Vakıfbank gibi bankaların kolleksiyon ve kataloglarında, 'Çağdaş Türk Resim Sanatı' ile ilgili katalog ve 'Who's Who' ansiklopedisinde yeralmaktadır.

Batur, resimlerinde ana tema olarak doğayı ele almakta, tam bir doğa tutkunu olarak doğanın güzelliklerini, tadını kendine özgü ışık ve renk sentezi ile tuvaline yansıtmaktadır. Bu coşkulu serüveni şöyle ifade etmektedir : 'Resim benim için sonsuzluk ifadesidir, bitmez tükenmez bir kaynaktır. Doğaya sanatsal gözle bakar ve doğadaki herşeyi engin sevgimle kucaklarım. Doğada gördüğüm sevgi ve sıcaklığı gerek suluboya, gerek yağlıboya eserlerimde insanlara mutluluk verecek doğrultuda yansıtıyorum. Özellikle insan elinin bozmadığı kırsal kesim yaşamının görüntülerini Anadolu güneşinin sıcaklığını tuvalime yansıtmaya özen gösteririm'.

Eserlerinde hakim olan renk coşkusunun yanısıra, insan da önemli bir faktördür. DYO'nun 26. Resim Yarışması'nda sergilenmeye layık görülen 'EKMEK KAVGASI' adlı yapıtında yüzü aşkın insan figürü özenle resmedilmiş bulunuyor.

Şubat 2000'de Şekerbank Ömer Sunar Galerisi'nde açmış olduğu yağlıboya sergisinde de eserlerinden '17 AĞUSTOS DEPREMİ' büyük ilgi ve beğeni ile izlenmiştir.

Yağlıboyadan suluboya ve karakaleme kadar değişik teknikleri kullanan Cevdet Batur'un yapıtları son derece renkli ve etkili bir çizgiye sahip. Eserleri zaman zaman neşeli, pırıl pırıl renk armonisi içermekte, zaman zaman da düşündürücü olmaktadır.

Türk Resmi'nin büyük bir gelişme ve atılım içinde olduğunu düşünen Batur, genç sanatçılara özenti ve taklitçilikten kaçınarak, sabırla çok çalışmalarını öğütlüyor. Bu arada özel ve kamu kuruşlarının sanata destek ve katkılarını şükranla karşılayıp, bu ilginin daha çok yaygınlaşmasını diliyor.

Cevdet Batur, halen çalışmalarını Ankara, Ümitköy'de kendi atölyesinde sürdürmekte ve öğrencilerine de aynı aşkı aşılamaktan keyif almaktadır.

Cevdet Batur Sergileri --->

 
  Her Hakkı Saklıdır. © Cevdet Batur, Devecisoft